Mikoriza tanımı; Fungusların, bitki kökleri ile kurdukları simbiyotik yaşam biçiminin genel adıdır. Yani “mikoriza” taksonomik bir birim değil, bir yaşam biçiminin adıdır. Yeryüzündeki bitki yaşamının ve ekosistemlerin varlığı için mikorizalar hayatidir. Yüksek bitkilerin %70 ila %90’ı mikorizal ilişkiden yararlanır.
Dünyadaki neredeyse tüm bitkiler mikorizal mantarlarla simbiyoz oluşturur. Bu mantarlar gezegenin evrim tarihini değiştirmiştir.
Bu ilişkiler, 475 milyon yıldan fazla bir süredir yeryüzündeki yaşamı şekillendirmiştir.
Bu karşılıklı yarar sağlayan ilişki olmasaydı, ne Mikorizal funguslar ne de bitkiler tarım yapılmayan birçok ortamda hayatta kalamazlardı.
Mikoriza neden önemlidir?
Toprak, dünyadaki en karmaşık ekosistemlerden biridir, ve mikorizal funguslar hayatta kalmak için besin maddesi “alışverişi” (trade) yapmak zorundadır. Hayvanlar hangi besin maddelerine ihtiyaçları olduğunun tespit ve eksikliklerin ifasında merkezi sinir sistemlerini karar alıcı olarak kullanırlar, ancak mikorizal sistemler bu alışverişi bir merkezi beyine ihtiyaç duymayacak şekilde evrilmişlerdir.
Bitkilerin iyi büyümesi için, her bir bitkinin türüne ve büyüme aşamasına bağlı olarak çeşitli miktarlarda çok çeşitli besin maddelerine ihtiyaç vardır. Topraktan alınan üç temel besin maddesi genellikle azot, fosfor ve potasyumdur. Çoğu bahçe toprağı, sağlıklı bitki büyümesini desteklemek için yeterli miktarda bu besin maddelerini içerir. Mikorizalar, kök sisteminin uzantıları olarak işlev görerek bitkinin emilim alanını büyük ölçüde artırır.
Fosfor, doğal topraklarda genellikle çok az bulunur. Fosfor çözünmez formlarda bulunduğunda, bir bitkinin fosfor ihtiyacını kendi başına karşılaması için geniş bir kök sistemi gerekir. Bu nedenle, mikorizaların tarım yapılmayan topraklarda bu elementi toplamada çok önemli olduğu düşünülmektedir.
Fosfor bakımından zengin gübreler, ekili topraklarda yaygın olarak kullanılır ve bu faaliyetin gerekliliğini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda mikorizaları da bastırdığı düşünülür. Bu nedenle, mikorizal mantarlarla birlikte fosfor bakımından zengin gübreler kullanmamak en iyisidir.
Alejandro Berlinches de Gea, protistler ve nematodlar üzerine Wageningen üniversitesinde çalışan bir araştırmacı. Bu küçük organizmalar; bakteri, fungi ve toprak patojenleri ile beslenen yeraltı predatörleridir. Alejandro, mikroskop altında gördükleri ile adeta büyülenmişti “protistalar nematodların peşinden gidiyor, tıpkı aslanlar gibi sürüler halinde avlanıyorlar!”
Araştırmalar bize, toprağın biyoçeşitlilik açısından çok önemli bir kaynak olduğunu düşündürüyor. Dünyadaki biyoçeşitliliğin %60 kadarı toprakta olabilir. Protistler, besinleri bitkiler tarafından alınabilecek forma çevirirler, ayrıca bitki patojenleri ile beslenerek ekolojide çok önemli roller oynarlar.
Alejandro Berlinches de Gea, bitkilerin nasıl tepki vereceğini görmek için toprağa gübre ile birlikte protist ve nematodlar da eklemiş; ve araştırma sonucunda bitkiye verilecek gübre miktarını arttırmaktansa toprağa mikrobiyal avcılar bırakarak da verimi artırabileceğini gözlemlemiş.
Videoda bir nematoda sürü halinde saldıran protistler görülüyor.
Size söz konusu araştırmanın çok kısa bir tanıtımını yapmaya çalıştık, eğer ilginizi çektiyse lütfen çalışmanın tam metnine sayfanın başındaki kaynaktan ulaşın.
Ceviz Ülkemizin her bölgesinde yetiştiriciliği yapılmaya çalışılan önemli katma değere sahip değerli bir üründür. Ceviz yetiştiriciliğinde yeni tesis edilecek bahçelerde çeşit seçimi, iklim, topoğrafya ve çiftçi gelenekleri ne kadar önemli ise yeni tesis edilecek bahçeye ait toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri ile sulama suyunun kalitesi çok daha önemlidir.
Bahçe tesis edilecek bölgelerde çeşit seçimi, iklim vb. faktörlerden önce toprak ve sulama suyunun analizleri muhakkak yapılmalı ve uzman kişi ve kurumlardan gerekli değerlendirmeler için destek alınmalıdır. Ceviz yetiştiriciliğinde bölgeye en uygun çeşit seçimi yapılsa ,iklim vb. faktörler mükemmel olsa dahi toprağın tekstürünün (bünyesi) uygun olmaması (Ağır bünyeli topraklar) bitki kök gelişimini olumsuz etkileyecektir.
Diğer taraftan toprağımızın kimyasal özelliklerinin, pH’nın yüksek olması, mineral beslenmede bozukluklara sebep olacağı gibi, kireç, tuz ve bor gibi bileşenlerin konsantrasyonun yüksekliğinde bitki büyümesini durduracak ve ölümlere sebep olacaktır. Toprağımızdaki minerallerin varlığının ne düzeyde olduğunu bilmek yapacağımız işlemlerde yol gösterici olacaktır. Toprağımızın kimyasal özelliklerinde yüksek konsantrasyonlarda olmasını istemediğimiz kireç, tuz ve bor gibi minerallerin sulama suyunda da ideal olması bitkimizin gelişimi ve verimi için son derece önem arz etmektedir ve bu değerlerden herhangi birinin toksisite yapacak oranda bulunması bitki büyüme ve gelişimini durduracak ve bitki kayıplarına sebep olacaktır.
Kıymetli üreticilerimiz; Bahçe tesisi ilk kurulum maliyeti çok yüksek olan bir işletme modeli olduğu için, işin sonunda zamanınızın, emeğinizin ve paranızın heba olmaması için, toprak ve su analizlerinizi muhakkak yaptırınız. Ürününüz bol kazancınız bereketli olsun sağlıcakla kalın.